Meme hacmini arttırmak için
tasarlanmış bir estetik ameliyattır. Meme hacminin arttırılmasının yanında meme
şekli, simetri ve meme ucu yerleşkesinin iyileştirilmesi gibi cerrahi ameliyatları
da içerebilir. Uygun kesim sonrasında meme dolgusu altında cerrahi yöntemle
oluşturulan bir cebe uygun büyüklük ve biçimde meme implantının yerleştirilmesi
ile işlem gerçekleştirilir.
İlk meme
ogumentasyon(büyütme) ameliyatı 1890 yılında Parafin enjeksiyonu ile yapılmış
olup 1920 yılında bu yöntem terk edilmiştir. Bu tarihten itibaren yağ transferi
uygulamaları başlamış, 1950’lerde ise yerini daha dolgun hacimli meme görüntüsü
oluşturan polivinil keselere bırakmıştır. Sıhhan jel dolgulu ilk meme protezi
1961 yılında üretilmiş olup, 1962 yılında ilk kez bir kadına implante
edilmiştir.
Meme
dolgusu gelişmemiş veya meme yapısı küçük kadınlar, hamilelik veya kilo alma
ile sütlenmenin sonlanması veya kilo kaybı ile meme hacmini kaybeden veya memesinde sarkma gelişen kadınlarda, meme
büyüklüğü veya şeklinde asimetri yaşayan kadınlarda meme ogumentasyonu
yapilabilir.
Günümüzde
meme implantlar, içi silikon veya salin(tuzlu su) içeren esnek silikon
elastemer dış kaplaması olan implant şeklinde üretilmektedirler. Bazı özel
tiplerinde iki içerikte bulunur. İmplantlar yuvarlak veya anatomk şekilli,
pütürlü veya düz yüzeyli olabilir.
Meme ogumentasyonu
geçirmiş kadınlarda meme kanseri insidansı genel popülasyon ile aynıdır. Büyüme
kadar genel olarak kabul görmüş görüş, meme ogumentasyonunun hangi yöntem
kullanılırsa kullanılsın meme kanseri gelişme riskini hiçbir şekilde
arttırmadığı yönündedir. Mamografi, fizik muayene, kişinin kendisini muayene
etmesi başlangıç için yeterlidir. Mamamografi çekecek kişinin bilgilendirilmesi
gerekmektedir. Özel teknik kullanılması veya ihtiyaç varsa fazladan ayrıca tanı
için ultrason yardımı alınabilir. Son zamanlarda tarama yöntemlerine MRI
görüntüleme ilave edilmekedir.
4 ülkeden
yapılan 500.0002den fazla kadının katıldığı 31 adet kohart çalışmasında
herhangi bilinen veya yeni tanımlanmış bir hastalık ile silikon arasında
istatiksel olarak ilişki saptanamamaktadır. Bilimsel veya medikal dünya
camiasında kabul gören temel görüş silikonun hiçbir çeşit sistemik hastalığa
yol açmadığı şeklindedir.
Meme
küçültme, büyütme, doğuştan ve sonradan oluşan meme bozukluklarında uygulanan
tüm ameliyatları merkezimizde başarı ile yapılmaktadır.
